sarkac

HEPIMIZ BIRER HAMDI ABI DEGIL MIYIZ?

Monday, December 26, 2005

bir kere dışarıya alıştın mı,

bir daha içeride yolculuk edemezsin.

istanbul malumunuz, iki kıta, arada deniz, bu denizin üstünde vapurlar, kıtalararası yolculuğumda sadece bir vapurda yer kaplayabilen ben.

karanlığı çabuk gelen dünün akşamında -ki ben bunu mevsime bağlıyorum- paşabahçe diye adlandırılmış, model olarak bittiğim vapurun arka üst açık mekanında kadıköy'e keyifli bir geçiş yaptım, sirkeci'den. hava daha önceki günlere göre soğuk değildi, başımda bere olmadan dışarıda oturabildim. hafif esen boğaz rüzgarı uzamaya başlayan saçlarımı yerinden pek kıpırdatamıyordu. su hafif kırışıklıkların olduğu bir çarşaf gibiydi, gece siyahla lacivert renkleri arasında tercih yapmakta zorlanıyordu. ışıl ışıl tümüyle etrafını sarmış büyülü bir istanbul'un içinde yolculuk...

çayımı yudumlarken, 53 yaşını dolduran paşabahçe'nin hamdi abi için bir bentley, henüz 20'li yaşlarda, keskin hatları olan fahri korutürk'ün ise yeni aldığı ferrari gibi olduğunu düşündüm. haydarpaşa'ya yanaşırken çay bitti. otel yapacaklar bu güzelim binayı, rayların olduğu yerlerede bowling salonu.

ne zaman içeride oturdum bir vapur yolculuğunun? ayaz olsa da, bu sene hep dışarıda yolculuk ettim. öksürürüm belki birazdan.

bu postu yazarken vapurlar / blues hatırlanmıştır.

1 Comments:

At 11:54 PM, Blogger sarkac said...

dün yine dışarıda durmayı denedim de, yemedi. artık içeride yolculuk ediyorum. alışkanlıklar değişebiliyormuş.

 

Post a Comment

<< Home