quiz
yaptığım antik kuntik görüşmelerden kurtulunca hızla evime doğru yola koyuldum. ev ihtiyaçları için türkiye sınırlarında ya birinci ya da ikinci büyük zincir olan marketlerden birine daldım(son toplu market alımlarını bir yerden sonra takip edemedim). ihtiyaçların karşılanmasından sonra bira raflarının önünden geçerken, "neden bu geceyi test gecesi yapmayayım ki" diyerek, çeşitli biralardan almaya başladım.
uzun zamandır almadığım tekel birası,
şişesinin dizaynını ve birasının rengini beğendiğim T (Tuborg),
avusturalya birası diye satılan forest,
körninger diye alman birası(hatalı yazım olabilir),
evde efes, grolsh ve becks var zaten.
cips bölümünde eskiden beri ürünlerini beğendiğim "kar" markasını aradım, bulamayınca lays klasik ve lays ikinci bahar ya da bahar hasılatı gibi adı olan cipsten aldım. yine evde çerez vardır.
açtığım ilk bira, internet sitesini ve yeni yapılanmasını takdirle izlediğim tekel birasıydı. kelimenin tek anlamıyla bana hitap etmeyen bir tadla karşılaştım ve tarihimde ikinci defa (ilki evde bizzat yapmaya çalıştığım biraydı) bardağıma doldurmuş olduğum bir birayı içemeden döktüm. maltının yada şerbetçi otunun gereğinden fazla bekletildiğini düşündüğümü, bu yüzden çürükmüş gibi tad aldığımı belirtmeliyim.
ikinci bira T birasıydı. gayet hafif, meyve aromaları barındıran bir tadı vardı. şampanya rengini anımsatan sarısı, iyi seçmiş olduğum bardakla bu birayı hemen tüketmemi sağladı. tabiki en keyifli biralardan değil lakin tüketilebilinir.
üçüncü bira körninger markasıydı. rengi biraz koyu olmasına rağmen güzel bir bira. bu da tüketilebilinir.
dördüncü ve son bira olarak grolsh'u tercih ettim (forest sıcak olduğundan). tüketici yorumu olarak sadece favorimdir diyeyim.
gelelim cips olayına, hasat şenliği adı altındaki ürünün hem paket dizaynını hem de tadını beğendim. lakin bira tadımındaki hayal kırıklığı cips yeme performansımı etkilediğinden lays klasiği açamadım.
bu yazıdaki amaç: "ben tekel birasını sevmedim, nasıl ürün bu böyle" mesajını topluma iletmektir.
